16 Mayıs 2014 Cuma

SOMA KIYIMINA NEDEN OLANLARI KINIYORUZ!


ULUMUZUN BAŞI SAĞ OLSUN!

 

13 Mayıs 2014’te öğleden sonra Soma’da bir şirketin işlettiği madende onlarca emekçiyi yitirmenin acısını içimizde yaşıyoruz.

Öncelikle Somalılara başsağlığı, direnme gücü diliyoruz!

Olay yerinden aktarımlar; basına yansıyan görüntüler, bunların ardındaki gerçekler gibi emekçilerin yürek burkan öyküleri de acımızı derinleştiriyor.

Ateş düştüğü yeri yakar, denir. Soma’daki ateş yüreğinde insan ve yurt sevgisi olan, emeğe, insan yaşamına saygılı tüm yurttaşların yüreğini; onlarca emekçinin de canını, ocağını, çocuklarının geleceğini yakmıştır. Dünden bugüne ateşle simgelenen acıların bir anlık dikkatsizlik, aymazlıkla ortaya çıkmadığını, zaman zaman onlarca, zaman zaman tek tek canlar aldığını yaşayarak gördük; görüyoruz. İçimiz yanıyor, ağlıyoruz; ne ki ulusça acılara alıştırılmanın bedelini ödüyoruz.

Soma’da yaşanan acı olay ne yazgıdır; ne olağan “kaza”dır; bu kıyıma “kaza” denmesinin aymazlık olduğunu; acıyı sıradanlaştırdığını, yetkililerin vicdanla, tarihin akışı, akıl ve bilimsel verilerle bağdaşmayan açıklamalarıyla gördük. Canımız daha çok yandı, yurttaş kimliğimiz çok ağır yaralar aldı.

 Dil, salt ağız içindeki bir organ değildir. Dil, beyniyle yüreği arasındaki o narin bağı dürüstçe, onurluca, insancıllıkla, adaletle, vicdanla kuramayanlar için salt yalanmaya yarayan, işlevsiz bir organdır. Böyle bir dille ne acı ne sevinç paylaşılır. Ne yazık ki Soma kıyımında hem iktidarın hem iktidara arka çıkanların kullandığı dil, acıyı paylaşmayı bilen tüm yurttaşların adalet duygusunu yaralamıştır. Üstelik acıyı derinleştiren bu dile tekmeler, yumruklar; bibergazı, plastik mermiler, coplar da karışmıştır.

Onlarca canı alan bu kıyımın üstünden saatler, günler geçmesine karşın bir madende kaç emekçinin çalıştığını bile saptayamayan bir hükümetin, sözle ve eylemle yurttaşa tavırlı olması, ne adaletle ne demokrasiyle; hiçbir insancıl değerle açıklanamaz. Yurttaşın devlet dediğimiz güce güvenini derinden sarsar. Acımız tazeyken görüntü budur. 13 Mayıstaki kıyım, vicdan karasının kimlerin yüzünden hiç silinmeyeceğini kanıtlamıştır. Kömürün karasını su yıkar; ama bu topraklarda vicdan ve adalet yarasını yıkayacak bir avuç su yoktur.

Acımız tazedir; iktidar başta olmak üzere herkesi diline, eline sahip olmaya; gerçekle yüzleşmeye çağırıyoruz. Sanal ortamı insafsızca, ahlak ve insanlık dışı söylemlerle kullanarak aymazlıkta sınır tanımayanları uyarıyoruz. Bu aymazları, bir daha babasına sarılamayacağını bilmeden, bir gömüte bakakalan küçücük çocukların acısına saygılı davranmaya çağırıyoruz.

Soma’da yitirilen canları saygıyla anıyor; yakınlarına direnme gücü diliyoruz!

                                                                       Dil Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

                                                                                  Sevgi Özel

 

 

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder